91.8 Radyo Radar


KAYSERİ (1HA – ÖZEL) – Anadolu Selçuklu Devletinin önemli hükümdarlarına ait sikkeler, Selçuklu Müzesine gelen ziyaretçiler tarafından basılıyor. Müzeler ve Tarihi Yapılar Yönetim Şube Müdürü Fehmi Gündüz, böylelikle sikkelerin yanında verilen küçük notlarla ziyaretçiler, sikkeler hakkında bilgi sahibi olurken kendi bastıkları sikkelerle geçmişe yolculuk yapabileceklerini ifade etti.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanlığına bağlı olan Selçuklu Müzesinde, Anadolu Selçuklu Devletinin önemli hükümdarlarına ait sikkeler darp ediliyor. Müzeler ve Tarihi Yapılar Yönetim Şube Müdürü Fehmi Gündüz, gelen ziyaretçiler bu işlemi kendilerinin tecrübe edebileceğini aktardı. Sikkelerin üzerinde bulunan figürleri anlatan Gündüz, “Anadolu Selçuklu devletinin önemli hükümdarlarına ait belirlemiş olduğumuz birkaç sikkenin darp edilmesi suretiyle, gelen ziyaretçileri geçmişe götürüyoruz bu şekilde. Hediyelik sikkeler yaptırdık. Bu sikkelere baktığımızda özellikle 3’üncü yüzyılın ortasında Alaaddin Keykubat’ın oğlu 2’nci Gıyaseddin Keyhüsrev’e ait Şiir-i Hurşid dediğimiz şu an da elimde tuttuğum sikke aslan ve güneş figürü bulunan bir sikke. Bu sikkenin aslında çok sanatsal özellikleri var. Üstteki güneş Gıyaseddin Keyhüsrev’in yani dönemin sultanının eşini Tamara’yı simgelerken, alttaki aslan da kendisini, simgeliyor. Bu sikkeler Şiiri-i Hurşid’de deniyor. Tabi bunun hemen arkasında Selçuklu yıldızımız var. Hemen arkamda figürü de görüyorsunuz. Sonsuzluğu ifade ediyor bu yıldız. Bununla birlikte şükür, doğruluk, merhamet gibi Selçuklu’ ya has özellikleri temsil ediyor. Taşınır, taşınmaz birçok yapı ve eser de karşımıza çıkıyor. O figürü betimledik. Bu sikkelerin daha iyi anlaşılması için ufak bir poşetin içindeki bilgi notuyla gelen ziyaretçilere bu sikke kime ait, ne zaman basılmış, özellikleri nedir gibi kısa bilgiler hazırladık” ifadelerini kullandı.

‘GEÇMİŞE YOLCULUK YAPACAKLAR’

4’üncü Kılıçaslan’ın at üzerinde bulunan sikkesinin replikasını da yaptıklarını dile getiren Gündüz, “Tabi sadece Gıyaseddin Keyhüsrev için değil oğlu 4’üncü Kılıçaslan’ın at sütünde betimlenmiş ve Türklerin savaş sanatındaki özelliklerini gösterir. Okçuluğu, savaş sanatını aktarmak adına yapılmış olan 4’üncü Kılıçaslan’ın sikkesinde de görüyoruz. At üstündeki figürün de bir süvari yay germiş ve oku tam atarken simgeleyen bir görüntü var. Bununla beraber diğer 2 parmağının arasında da birer ok bulunmakta aslında bu maharet at üstündesiniz, savaştasınız, okun birini atıyorsunuz ikinci oka uzanmıyorsunuz direkt diğer parmağınızdan almak suretiyle oku atıyorsunuz. Gerçekten bu Türklerin savaş sanatındaki maharetini göstermesi açısından önemli. Bu sikkenin de hemen biz replikasını yaptırdık. Bunun arkasında da bizim buradaki Selçuklu Uygarlığı Müzesinin simgesi olan kanatlı aslan figürü var. Bu da Türklerin savaş sanatındaki özelliklerini göstermesi açısından öne çıkıyor. Bunu da yine bilgi notu şeklinde hazırlamış olduğumuz metinde gelen ziyaretçilerimize verdiğimiz notlarla hem sikkeyi görmüş oluyor hem de bilgi almış oluyor. Gelen ziyaretçilerimiz buraya geldiklerinde, buradaki sikkeleri kendileri darp etmek suretiyle hem geçmişe yolculuk yapacaklar hem de bu sikkelerin nasıl basıldığıyla alakalı akıllarında bir şeyler oluşacak. Bilgi notlarıyla da bu bilgileri pekişecek” şeklinde konuştu.



Source link

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  • https://live.radyoradar.com/default