
Toplumda Şiddet ve Suça Sürüklenen Çocuklar Konuşuldu
24 Eylül 2026 · 1 sa 6 dk · Yol Açık
Kayserim.net ekranlarında yayınlanan Yol Açık programında, son dönemde artan şiddet olayları ve özellikle çocukların ve gençlerin suça karışma eğilimleri masaya yatırıldı. Programa katılan uzmanlar ve konuklar, sadece sokakta yaşanan olayları değil, aile içindeki dinamikleri ve dijital dünyanın etkilerini derinlemesine analiz etti. Programda öne çıkan temel görüş, sorunun sadece kolluk kuvvetleri veya okul yönetimiyle çözülemeyeceği, topyekun bir toplumsal bilinçlenme gerektiği yönünde oldu.Ailelerin Çocuklarına Bakış Açısı ve YanılsamalarProgramın en dikkat çeken bölümlerinden biri, ailelerin kendi çocuklarını değerlendirme biçimi üzerineydi. Uzmanlar, günümüzde ebeveynlerin çocuklarını birer mucize olarak görme eğiliminde olduklarını ve bu nedenle çocuklarında var olan potansiyel sorunları veya davranış bozukluklarını görmezden geldiklerini ifade etti. Kendi steril aile ortamlarında her şeyin yolunda olduğunu düşünen ailelerin, sahaya indiklerinde karşılaştıkları gerçeklerle yüzleşmekte zorlandıkları vurgulandı. Özellikle evde masum, dışarıda ise bambaşka bir kimliğe bürünen gençlerin, anne ve babalarının tanıdığı çocuklardan farklılaştığı bir süreçten bahsedildi.Dijital Dünyanın ve Medyanın EtkisiGençlerin zihinlerinin bulanmasında dijital içeriklerin ve medyanın rolü üzerinde uzun süre duruldu. Özellikle mafya ağırlıklı dizilerin, şiddeti bir kahramanlık veya güç gösterisi gibi sunduğu belirtildi. Çocukların bu tarz yapımlardan etkilenerek normalleştirdikleri şiddet eğiliminin, gerçek hayatta yıkıcı sonuçlara yol açtığına dikkat çekildi. Uzmanlar, ekranda çürümeye dur demek adına daha kontrollü ve bilinçli bir medya tüketiminin şart olduğunu ifade etti. Ayrıca yapay zeka ve sosyal medya platformlarındaki gizli sohbet gruplarının, suça eğilimli bireyler için birer örgütlenme veya öğrenme alanı haline gelebileceği uyarısında bulunuldu.Okul Güvenliği ve Rehberlik Hizmetlerinin ÖnemiOkullarda alınan fiziksel güvenlik önlemlerinin, bireylerin kendi iç dünyalarındaki çatışmaları çözmekte yetersiz kaldığı belirtildi. Rehberlik öğretmenlerinin sadece sınav tercih merkezi gibi çalışmaması, aynı zamanda iyi birer gözlemci ve analist olmaları gerektiği vurgulandı. Bir çocuğun davranış değişikliğini, içine kapanıklığını veya arkadaş çevresindeki değişimleri fark etmenin, anne ve babalardan çok okul personelinin sorumluluğunda olduğu ifade edildi. Ancak bu sürecin ailenin katılımı olmadan eksik kalacağı da altı çizilen bir diğer nokta oldu.Bireysel Silahlanma ve Erişim KolaylığıToplumdaki bireysel silahlanma sorunu, programın önemli gündem maddelerinden biriydi. Silaha erişimin bu denli kolay olmasının, anlık cinnet geçiren veya şiddete meyilli bireyler için felaketle sonuçlanan bir kapı açtığı dile getirildi. Ebeveynlerin silahlarını çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutma sorumluluğu hatırlatılsa da, çocukların bu kilitleri aşma veya saklanan yerleri bulma konusundaki zekalarına değinildi. Silah edinme kültürünün spor veya hobi kapsamından çıkarılıp çok daha sıkı denetimlere tabi tutulması gerektiği fikri öne çıktı.Sonuç Olarak Toplumsal SorumlulukProgramın sonunda, toplumun her kesiminin bu süreçte payı olduğu kabul edildi. Devletin, okulun, medyanın ve özellikle ailenin, çocukları geleceğin emanetçileri olarak korumak için daha duyarlı davranması gerektiği ifade edildi. Bir çocuğun suçlu olmasını beklemek yerine, o potansiyelin oluşum sürecine müdahale etmenin tek çıkış yolu olduğu vurgulandı. Toplumsal huzurun ancak erdemli bireylerle ve şiddetin her türlüsüne karşı duran bir duruşla sağlanabileceği belirtilerek program sona erdi.
