
Parktan Sahneye: Abdullah Ufuk Çalışkan
8 Kasım 2025 · 52 dk · Atölye
Tiyatroyla Tanışma ve İlk Sahnede Yaşanan HeyecanAbdullah Ufuk Çalışkan, tiyatro serüvenine lisede arkadaşlarının yönlendirmesiyle başladı. İlk sahne deneyiminde tüm ezberini unutmasına rağmen doğaçlamayla ilerleyerek sahnede kalmayı başardı. Sahneye çıktığında hissettiği heyecan, onun bu alana yönelmesinde temel faktör oldu.Ekip Ruhu ve Hayalin Peşinden GitmekÇalışkan, tiyatroya olan bağlılığını bir hayalin peşinden bir ekip olarak yürümeye bağlamaktadır. Ustalarının “Hayal kurduğunuz insanlarla yola çıkın” sözünü ilke edinerek, arkadaşlarıyla birlikte Çatkapı Sahne adlı tiyatro topluluğunu kurdu. Bu ekip, birlikte üretmenin gücünü benimseyerek büyüdü.Parklarda Başlayan YolculukTiyatro sahnesi bulamadıkları için ilk oyunlarını Kayseri’de parklarda oynamaya başladılar. Bu süreçte sahne, dekor, kostüm gibi gereksinimleri minimuma indirerek seyirciyle doğrudan temas kurmayı başardılar. Parklarda yaptıkları provalar, halktan gelen şaşkın tepkilere rağmen onları yıldırmadı; tam tersine sahneye olan inançlarını pekiştirdi.Maddi İmkansızlıklar İçinde Doğan YaratıcılıkMaddi yetersizlikler nedeniyle sahne kiralayamayan ekip, oda tiyatrosu konseptiyle kendi tiyatrolarını kurma kararı aldı. Bir sanayi sitesinden alınan boya ile başlanan süreç, büyük bir özveriyle kurulan bağımsız bir tiyatro sahnesine dönüştü. Kendi emekleriyle her detayı oluşturdukları bu sahne, artık onların evi oldu.Aile Desteği ve Toplumsal ÖnyargılarAilelerinden gelen destekle birlikte toplumdan sıklıkla “Kayseri’de mi tiyatro?” sorusunu duyan ekip, bu tür önyargılara karşı hayallerinin peşinden gitmeye devam etti. Eğitim almadan başarılı olan büyük tiyatrocuları örnek alarak, alaylı tiyatroculuğun da başarılı olabileceğini kanıtladılar.Oda Tiyatrosunun Kuruluş SüreciDüvenönü’nde buldukları bir evin dönüştürülmesiyle kurulan oda tiyatrosu, İstanbul’daki benzer yapılar örnek alınarak tasarlandı. Bu süreçte ışık, ses, dekor, sahne gibi tüm öğeleri ekip üyeleri birlikte üretti. Kazandıkları tüm gelirleri tiyatroya yatıran ekip, artık birçok oyunu sahneleyebilecek kapasiteye sahip.Tiyatronun Hayattaki YeriÇalışkan’a göre tiyatro, insanın olduğu her yerde olmalı. Tiyatroyu “insanı insana insanla ve insanca anlatma sanatı” olarak tanımlayan sanatçı, tiyatronun temelinde sosyal mesaj verme ve empati kurmanın yattığını savunuyor. Tiyatro, bireylerin iç dünyalarına ayna tutan bir araç olarak görülüyor.Sanatsal Tarz ve Mesaj Odaklı YaklaşımTarz sınırlaması olmaksızın tiyatroyu mesaj verme aracı olarak kullanan ekip, kara komedi, dram ve doğaçlama dahil farklı türleri harmanlayarak sahneye taşıyor. En temel ölçütleri, oyunun izleyicide bir etki bırakması ve düşündürmesidir.Genç Tiyatrocuların Avantaj ve DezavantajlarıGenç tiyatrocuların en büyük avantajı olarak dinamizm ve üretkenlik öne çıkıyor. Ancak maddi zorluklar, sahne eksikliği ve kurumsal destek yetersizliği büyük engeller arasında. Çalışkan, Hakkâri dahil Türkiye’nin her noktasında tiyatro yapılması gerektiğine inanıyor ve bu konuda devlet desteği talep ediyor.Kültürel Altyapı ve Devlet Desteği İhtiyacıKayseri’de amatör tiyatrocuların kurduğu bir kültür merkezinin eksikliğine dikkat çeken Çalışkan, valilik ve belediyelerden somut destek almanın hayalini kuruyor. Kendi çabalarıyla büyük bir yol kat eden ekip, devletin maddi ve manevi desteğiyle daha büyük projelere imza atabileceklerine inanıyor.İlham Kaynakları ve Sahnedeki GözlemFerhan Şensoy, Genco Erkal, Necat Uygur ve Haluk Bilginer gibi ustalardan ilham alan Çalışkan, esas ilhamın sokakta, insanların hayatlarında saklı olduğunu savunuyor. Karakter gözlemlemek ve empati kurmak tiyatro sanatçısının en temel becerileri arasında yer alıyor.
