
Ekonomide Kritik Uyarı: Gemi Su Alıyor mu?
21 Temmuz 2026 · 26 dk · Ekonomi Sohbetleri
Ekonomist Ömer Uzunoğlu ve moderatör Halil İbrahim Öztürk, Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında gerçekleştirdikleri programda, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, Ortadoğu'daki gerilimlerin piyasalara yansıması ve yerel turizm potansiyelinin verimli kullanılamaması gibi temel konuları masaya yatırdı.Kayseri'nin Tarihi Potansiyeli ve Turizm ÇıkmazıProgramda ilk olarak Kayseri'nin tarihi ve kültürel mirası değerlendirildi. Ömer Uzunoğlu, Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi gibi şehir merkezindeki değerlerin yerel halk tarafından bile yeterince bilinmediğini vurguladı. Özellikle Selçuklu eserleri açısından zengin olan şehrin, turistler için sadece bir "geçiş güzergahı" veya kayak merkezi haline gelmesi eleştirildi. Uzunoğlu ve Öztürk, turistlerin havaalanından alınıp doğrudan Kapadokya veya Erciyes'e götürülmesinin, şehir merkezindeki ticari canlılığı öldürdüğünü belirtti. Yerel yöneticilere, turistlerin şehir merkezindeki tarihi alanları gezmesini sağlayacak projeler geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.Ortadoğu'da Savaş ve Ekonomik "Şike" İddiasıEkonomik gidişatı değerlendiren Ömer Uzunoğlu, Ortadoğu'daki çatışmaların sadece siyasi değil, büyük ölçüde finansal bir "oyun" olduğunu öne sürdü. Savaşın taraflarının petrol fiyatları üzerindeki spekülasyonlarla trilyonlarca dolar kazandığını savunan Uzunoğlu, durumu "anlaşmalı maçlara" benzetti. Petrol fiyatlarının suni dalgalanmalarla yükseltilip düşürülmesinin, küresel piyasalarda büyük bir sermaye transferi yarattığını ifade eden Uzunoğlu, bu oyunun Türkiye gibi ülkeler için yıkıcı sonuçları olduğunu vurguladı.Büyüme Rakamları ve Yapay İyimserlikFitch'in Türkiye'ye dair verilerini yorumlayan Uzunoğlu, büyüme beklentilerinin yüzde 2,8 olmasının büyük bir başarı gibi sunulmasına karşı çıktı. Uzunoğlu, bu büyümenin üretim, yatırım ve ihracata değil, tamamen iç tüketime dayalı "yapay" bir büyüme olduğunu belirterek, bunun ekonomiye kalıcı bir katkısı olmadığını ifade etti. Ayrıca, resmi enflasyon rakamları ile sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini, mızrağın çuvala sığmadığını dile getirdi.Döviz Politikası ve Ekonomik Yıkım RiskiProgramın ekonomi kısmında en dikkat çeken vurgu, üç yıldır aynı seviyede tutulmaya çalışılan döviz politikası üzerine yapıldı. Uzunoğlu, bu politikanın ithalatı teşvik ettiğini, ihracatçının rekabet gücünü kırdığını ve sanayide kapanmalara yol açtığını savundu. Eğer acil önlem alınmazsa, birikmiş bu baskının ani bir sıçrama ile ekonomide ciddi bir yıkıma yol açabileceği uyarısında bulunuldu. Halil İbrahim Öztürk de bu durumu "çalkalanmış kola şişesinin aniden açılmasına" benzeterek, kontrolsüz bir patlamanın vahim sonuçlar doğurabileceğini belirtti."Ahlaksız Ticaret" ve Fırsatçılık EleştirisiProgramın kapanış bölümünde, ekonomideki kötü gidişatın yanı sıra ticari ahlak erozyonuna dikkat çekildi. Bodrum'daki yüksek fiyatlardan, gündelik usta işçiliklerindeki fahiş artışlara kadar pek çok örnek veren konuklar, fırsatçılığın Türkiye turizmine ve genel ticaretine büyük zarar verdiğini belirtti. "Geminin su aldığı" bir dönemde herkesin el birliğiyle fırsatçılık yapmaya çalıştığını ifade eden Uzunoğlu, bu durumun bir milletin geleceğini tehlikeye attığını sözlerine ekledi.
