İçeriğe geç
91.8FM Canlı
kayserim.net
Hayatımız Eğitim

Bağlamanın Sesi Sınıfları Aşıyor: “Her Evde Bir Bağlama Olmalı”

1 Aralık 2025 · 54 dk · Hayatımız Eğitim

Uygulamada dinle:Spotify

Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında Fatma Sadıç’ın hazırlayıp sunduğu “Hayatımız Eğitim” programı bu hafta, eğitim ile müziğin kesiştiği özel bir buluşmaya sahne oldu. Programın konuğu; coğrafya öğretmeni olmasının yanı sıra sanatçı kimliği, sahne deneyimi ve bağlama eğitmenliği ile tanınan Oğuzhan Çağlardı. Sadıç ve Çağlar, program boyunca bağlama eğitiminin çocuklara ve yetişkinlere katkılarını, müziğin evrensel dil oluşunu, türkülerle kültürel bağın nasıl güçlendirilebileceğini ve ailelerin çocuklarını müzikle nasıl buluşturması gerektiğini konuştu; canlı performanslarla da gönül tellerini titretti.Bağlamayla Büyüyen Bir Kuşak Mümkün mü?Programın açılışında Fatma Sadıç, konuğunu tanıtırken Oğuzhan Çağlar’ı “branşı coğrafya öğretmeni olan ama sanatçı kimliğiyle 10 parmağında 10 marifet bir arkadaşım” sözleriyle tarif etti.Oğuzhan Çağlar, kendini şöyle anlattı:Uzun yıllardır coğrafya öğretmenliğinin yanında sanatla, müzikle iç içe yaşadığını,Özellikle türkülerimizi ve bağlama kültürünü genç nesillere aktarmayı kendine vazife edindiğini,Kardeş bir kanalda da televizyon programı yaptığını,Hem eğitim hem sanat boyutunu yan yana yürütmeye çalıştığını vurguladı.Çağlar, bağlamayı ve türküyü sadece bir hobi değil, kültür aktarımının en güçlü araçlarından biri olarak gördüğünü belirtti.“Bağlama Bir Köprüdür: Geçmişten Geleceğe Uzanan Yol”Oğuzhan Çağlar, sorulara yanıt verirken kendini “türkü milliyetçisi ve bağlama milliyetçisi” olarak tanımladı ve şu çarpıcı tespiti yaptı:“Bağlamanın, türkülerin geçmiş kuşaktan günümüze bir köprü olduğuna inanıyorum. Annelerimizin, kardeşlerimizin, geçmiş ve gelecek nesillerimizin bir nevi yol göstericisidir.”Bağlama eğitiminin sadece müzikle sınırlı olmadığını söyleyen Çağlar, çocukların:Bilişsel gelişimine katkı sunduğunu,Konuşma becerilerini desteklediğini,En önemlisi de sabretmeyi öğrettiğini vurguladı.İlk aşamada çıkan “gıy gıy” seslerin, çocuklar için bir kırılma noktası olduğunu anlatan Çağlar, bu sürecin aşıldığı noktada enstrümanla kurulan bağın kalıcılaştığını, öğrencinin hem sabrının hem de özgüveninin güçlendiğini ifade etti.Enstrüman Özgüven Kazandırır: “Yürüyüşü Bile Değişir”Çağlar, enstrüman çalmanın bireyin özgüveni üzerindeki etkisini kendi hayatından örneklerle anlattı. Üniversite yıllarında saz ve türkü sayesinde bir dersten geçme hikâyesini paylaşırken, bir hocasının kendisinden “Bahçede Yeşil Çınar” türküsünü çalmasını istediğini ve ardından kanaat notuyla dersi geçtiğini anlattı.“Bir insan enstrüman çaldığı zaman yürüyüşü değişir derler ya, gerçekten öyle. Özgüven aşılıyor. Özgüveni gelişen bir insan her kapıyı açtırır kendine.”Sadıç, bu noktada müziğin ruha dokunan yönüne dikkat çekerek, enstrümanın insanın sadece zihnine değil, ruh dünyasına da temas eden bir ifade biçimi olduğunu vurguladı.Müzik: Dünyanın En Evrensel DiliOğuzhan Çağlar, müziğin sınırları aşan gücünü anlatırken, dil bilmeden bile enstrüman üzerinden insanlarla iletişim kurulabileceğini söyledi:“Afrika’ya gitsem, İngilizce bilmesem de enstrüman çalan biriyle anlaşırım. Enstrüman çalındığı zaman herkes kendi dilinde bir şey söyler. O yüzden müzik, dünyanın en evrensel dilidir.”Bu yaklaşım, program boyunca sık sık vurgulanan “müzik bir iletişim yoludur” fikrini güçlendirdi.Hangi Enstrümandan Başlamalı? Bağlama mı, Piyano mu, Ritim mi?Fatma Sadıç’ın “Bir birey enstrüman çalmaya başlamak istese hangi enstrümandan başlamalı?” sorusuna Çağlar hem bağlama özelinde hem de genel müzik eğitimi açısından yanıt verdi.

Hayatımız Eğitim bölümlerini podcast uygulamanızda dinleyin.

Spotify

https://radyoradar.com/programlar/hayatimiz-egitim/podcast.xml Uygulamada aç

CANLI · FM 91.8 İşin Uzmanı 16:00–17:00