Uzunoğlu’ndan çok sert ekonomi uyarılar; “Sanayide Yangın Var, Ekonomik Sevr’e Doğru Gidiyoruz ”
Ekonomi Sohbetleri’nde Gündem: Enflasyon, Asgari Ücret, Altın ve ...
Ekonomi Sohbetleri’nde Gündem: Enflasyon, Asgari Ücret, Altın ve Kripto Piyasası
Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında her pazartesi sabah 09.30’da dinleyiciyle buluşan Ekonomi Sohbetleri programında bu hafta Türkiye ekonomisinin ...can yakıcı başlıkları masaya yatırıldı.
Programın sunucusu Halil İbrahim Öztürk ve daimi konuk Ömer Uzunoğlu, 1 Aralık itibarıyla kış mevsimine girilen bu süreçte; açıklanacak enflasyon rakamlarını, başlayacak asgari ücret tespit komisyonu görüşmelerini, altın ve kripto para piyasasındaki sert hareketleri ve tüm bunların piyasa ile vatandaşın satın alma gücüne etkilerini detaylı biçimde değerlendirdi.
Uzunoğlu, özellikle sanayideki daralma, yüksek faiz, güven sorunu ve adalet–hukuk eksenindeki sıkıntıların ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaptı.
“16,2 Trilyonluk Bütçe, 15,6 Trilyonu Vergiden: Havuz Problemi Yaşıyoruz”
Programın girişinde Türkiye’nin bütçe dengesine dikkat çeken Uzunoğlu, rakamlarla tabloyu şöyle özetledi:
Türkiye’nin 16,2 trilyon liralık bütçesinin 15,6 trilyonunun vergilerle karşılanmak zorunda olduğunu söyleyen Uzunoğlu, “Bu nasıl bir denklem?” diyerek sistemi şu benzetmeyle anlattı:
“Havuz problemlerini hatırlayın. Yukarıdan muslukla su veriyorsunuz ama alttaki delik o kadar büyük ki ne kadar su verirseniz verin havuzu dolduramıyorsunuz. Bugünkü sistemde yaptığımız şey bu: Sisteme para yetiştirmeye çalışıyoruz, ama altta kocaman bir delik var.”
Uzunoğlu’na göre devlet, mevcut sistemde bütün gelirini sistemi ayakta tutmaya harcıyor, bu yüzden sanayiye, tarıma, üretime ve istihdama yeterli kaynak ayrılamıyor.
TÜİK’in Büyüme Rakamlarına Güven Tartışması: “Sanayici Yanıyorum Diyor, TÜİK Güllük Gülistanlık”
Programda en çok tartışılan başlıklardan biri de TÜİK’in büyüme verileri oldu. Uzunoğlu, açıklanması beklenen büyüme rakamları için “Büyük ihtimalle yüzde 3–3,5, hatta 4 bile diyebilirler.” yorumunu yaparken, bunu sahadaki gerçeklerle örtüşmeyen bir fotoğraf olarak nitelendirdi.
Sanayicinin “Yangın var, yanıyorum” diye feryat ettiğini, buna rağmen resmi verilerde yüksek büyüme oranlarının açıklanmasını sert sözlerle eleştiren Uzunoğlu, şunları kaydetti:
“Bir tarafta iş adamı ‘Ben yanıyorum, bana yardımcı olun’ diyor. Diğer tarafta TÜİK ‘Her şey güllük gülistanlık, büyümede Avrupa’ya şapka çıkarttırdık’ diyor. Bu iki fotoğraf yan yana koyulduğunda inandırıcılık tamamen tartışmalı hale geliyor.”
Uzunoğlu, TÜİK’in açıklayacağı verilerin “programa uydurulmuş, rehabilite edilmiş rakamlar” olduğuna inandığını, bunun da piyasanın ve vatandaşın güvenini zedelediğini dile getirdi.
Beklenti Enflasyonu ve Güven Sorunu: “Halk Enflasyonun Düşeceğine İnanmıyor”
Programda, Koç Üniversitesi’nin hane halkı enflasyon beklentisi araştırması ile piyasa beklenti anketlerine de atıf yapıldı.
Uzunoğlu, bu araştırmalarda;
hane halkının yaklaşık yüzde 53’ünün önümüzdeki 12 ayda enflasyonun düşmeyeceğine inandığını,
diğer bir çalışmada ise bu oranın yüzde 75’ler seviyesine çıktığını söyledi.
Bu tabloyu, “Halk yaşadığı enflasyon ile resmi enflasyon arasında büyük uçurum görüyor.” sözleriyle özetleyen Uzunoğlu, beklenti enflasyonunun düşmeden fiyatlarda kalıcı bir iyileşme sağlanamayacağını vurguladı:
“Gerçeğe baktığınızda yaşadığımız dünya farklı, TÜİK cephesine baktığınızda bambaşka bir Türkiye var. Halkın çoğu ‘Enflasyon düşmeyecek’ diyorsa oturup düşünmek zorundayız.”
“Türkiye Tefecilere Çalışıyor”
Yüksek Faiz, Resesyon ve Üretime Darbe
Gündemin en sert cümlelerinden biri, Uzunoğlu’nun yüksek faiz sistemine ilişkin değerlendirmesi oldu.
Amerika’daki faiz–enflasyon tartışmasını örnek gösteren Uzunoğlu, Trump–Powell çekişmesini hatırlatarak, Türkiye’deki faizlerin üretim ve yatırım üzerindeki yıkıcı etkisini şöyle anlattı:
“Türkiye’de herkes mutsuz değil. Çok mutlu bir azınlık var; hayatlarında kazanmadıkları parayı kazanıyorlar. Türkiye şu anda tefecilere çalışıyor. Bugün yüzde 50’lere varan faiz oranlarıyla, hiçbir risk almadan banka mevduatıyla para kazanan bir kesim var. Üretim ise boğuluyor.”
Yüksek faizin resesyon riskini artırdığını, iş insanının kredi maliyetini ürün fiyatına aynen yansıtmak zorunda kaldığını vurgulayan Uzunoğlu, bu yapı sürdükçe enflasyonla mücadelenin mümkün olmayacağını ifade etti.
Asgari Ücret Tartışması: “Yüzde 20–25 Artış Açlık Sınırının Altında Bırakır”
Programın önemli gündem maddelerinden biri de yaklaşan asgari ücret artışı oldu.
Halil İbrahim Öztürk, kulislerde konuşulan yüzde 20–25 artış ve 26–28 bin lira bandındaki rakamları hatırlatarak, bu artışın hem işverene maliyeti hem de fiyatlara zincirleme etkisini sordu.
Uzunoğlu, Türk-İş’in açıkladığı yaklaşık 29 bin liralık açlık sınırına atıfta bulunarak şunları dile getirdi:Show More